4 Haziran 2015 Perşembe

ÜMMETİNDEN SAYAR MISIN EY NEBİ?
Nefsi ile cenk eden bu Kıtmir’i…
Ümmetinden sayar mısın ey Nebi?
Tövbe ile temizlense her kiri,
Ümmetinden sayar mısın ey Nebi?
Ömür kısa kaybedecek zaman yok!
Amellerle kazanmaya güman yok!
Hele bir de kaybedersek aman yok!
Ümmetinden sayar mısın ey Nebi?
Akıllara zarar, iflasta ilim;
Mescid-i Haram’an Aksâ’ya gelim…
Burak ve Refrefe benzese hâlim;
Ümmetinden sayar mısın ey Nebi!
Mirac’ında kelam ettin yüzyüze…
Rabb’imden armağan getirdin bize.
Kefil olup namazda sözümüze;
Ümmetinden sayar mısın ey Nebi?
On sekiz bin âlemde en güzel Timsal!
Resuller içinde emsalsiz misal!
Sancağın altında eyleyip visal;
Ümmetinden sayar mısın ey Nebi?
Kur’an ve Sünnet’ten şaşmayan olsak,
Haramın peşinde koşmayan olsak...
Her ölçüde haddi aşmayan olsak,
Ümmetinden sayar mısın ey Nebi?
Taltifinle Fatih oldu Mehmet Han!
Asırlarca huzur buldu şu cihan…
Milletin gönlüne dolunca Reyhan;
Ümmetinden sayar mısın ey Nebi?
Niyazkâr’ı mihman eyle Ravza’na,
Kat Mevlâ’nın hem de Sen’in rızana;
Ümit eder şefaatin kazana…
Ümmetinden sayar mısın ey Nebi?
14.05.2015
Köksal CENGİZ(Niyazkâr)

2 Haziran 2015 Salı


Güzelleri çatlatan güzelden güzel sensin!" 
Gönlümüzde çiçek ol, gülistanım şenlensin...
Kerem Aslı'ya yangın, Mecnun da Leyla'sına;
Bırak emsalsiz aşkın yüreğimde demlensin...
02.06.2015
-Niyazkâr-



Aslıhan Ertürk'ün fotoğrafı.

24 Mayıs 2015 Pazar

"EŞSİZ BİR "AD"DIR GÖNÜL,
EMSALSİZ "TAD"DIR GÖNÜL,
BİR TEK SEN YÂRSIN BANA;
GAYRISI "YAD"DIR GÖNÜL!"
-Niyazkâr-
SİTEMKÂR
                                  “Harda gönül, harda gönül?
                                   Aşksız bu can darda gönül…"
                                    K.C
Şu gençlik boş yere tükendi gitti…
Gönülden seveni görmedin gönül!
Kim bilir gülşende kaç bahar bitti…
Gönlünce bir gülü dermedin gönül!

Bunca âşık-maşuk, candan geçtiler…
Birçoğu mest olup handan geçtiler…
Kimi hem can, hem canandan geçtiler…
Sense bir menzile ermedin gönül!
Kimseye kalmamış bu fani âlem?
Gam, keder, hüzünle yıkılmış kulem…
Benim efkârımı yazmaz ki kalem;
Derdime bir derman vermedin gönül!
Her kulun var elbet, bir imtihanı,
Bir gün Mevlâ’mıza eyler beyanı…
Affetmez Rabb’imiz darda koyanı;
Perişan hâlimi sormadın gönül!
Belli ki sevdamı kara yazmışlar…
Her zarımı, bir inkâra yazmışlar…
“Katli vacip” deyip dara yazmışlar…
Bu hükmü bir kere yermedin gönül!
Her hicran sevene cefa değil mi?
Her vuslat emsalsiz sefa değil mi?
Güzele yakışan vefa değil mi?
Ne diye kavlinde durmadın gönül?
Dünya dedikleri bir çarşı-pazar…
Kimi çok çalışır, kimi çok azar…
Söyle aşkımıza değdi mi nazar?
Yâr deyip sinene sarmadın gönül…
Bir cerensin anlımızda yazın var…
Kahretsen de kahrolası nazın var…
Niyazkâr’ın yüreğinde sızın var…
Umarım gönlünden sürmedin gönül…
19.05.2015
Köksal CENGİZ(Niyazkâr)

6 Nisan 2015 Pazartesi

GÖNÜL HIRSIZIM!
Şimdi ben de yalnızım!
Artıyor sensiz sızım...
Hep hicran mı düşecek kaderime?
Bu mudur alın yazım?
Söylesene!

Hiç mi özlemedin gönül hırsızım?
Billahi derdinden amansızım...

Seni düşündükçe,
Zamansızım...

Gümansızım... 
Arsızım...
Bu sana ne ilk ne de son olacak yazdıklarımın..
Yine çıldırmış sana bütün sarhoş duygular...
Yine tutarsız, yine ayarsızım...
Nerelerdesin?
Beni benden çalan,
Gönül hırsızım!
Gel, gel de kurtar beni bütün bu dertlerden,
Dinsin çekilmez sızım!
Ah benim ceylan gözlü,
Gönlü güzel, gönül hırsızım!
Bilesin ki;
Sensiz hep yalnız, hep yalnızım!
21.12.2014

16 Mart 2015 Pazartesi

ŞEHİTLER ABİDESİ
                 “Ne gam, ecel gelirmiş an be an, saat saat…
                 Söz konusu vatansa, gerisi teferruat!”
           
Çanakkale Deniz Zaferinin 100. Yılında Şehitlerimizin Aziz hatırasına…

Fatih’ten hediyedir “Kilitbahir Kalesi”,
Çanakkale, Türküğün şehitler abidesi…

“Ya gâzi ol ya şehid” demişti tüm analar,
Cepheye gidenlere yakılmıştı kınalar.

Topçu bataryasında, kahraman iki nefer!
Biri “Seyit Onbaşı” ve “Cide’li Mahmut” er.

Mevlâ’mızın yardımı, ona anında yetti,
Gücü üstünde topu, namlusuna iletti.

Bir velvele kopmuştu, muazzam *“Ocean”da,
“Batıyoruz!” feryadı duyuldu dört bir yanda.

İki bacağı kopmuş, Mahmut vurdu *“Bouve”yi,
Ancak böyle bir inanç, tetiklerdi kuvveyi…

Küfrün o dev zırhlısı, gömülürken sulara,
Nidalar Tekbir Tekbir, yükseldi ufuklara…

Otuz üç bin Mehmed’im, bir bir düştü “Kerte”de,
Vatanın toprağını, çiğnetmedi yine de.

O gün “Sargı Yeri”nde kırk, elli bin can vardı,
On sekiz bin canımı düşman toprağa kardı…

Altmış yedi cengâver, bedel üç bin düşmana,
“Seddülbahir”de vahşet, mağlup oldu imana…

“Elli Yedinci Alay” başlı başına destan!
“Kanlı Sırt”ta her arslan, nurlanmıştı esastan…

Miralay “Kemal Paşa” ölümü korkutandı…
“Hüseyin Avni Paşa” Alayda komutandı,

O Alayın herbiri, amansız vuruştular…
Allah’ı dilediler, akşama kavuştular…


“Anafartalar”da yaş ondört, onbeşe düştü,
On binlerce talebe, cephelere üşüştü…

“Conkbayır”ı İstanbul önünde duran setti…
Yağan yağmur değildi, savrulan kemik, etti...

Bu bir savaş değildi, vahşetten de vahşetti…
İttifak donanması, sırtlanlardan dehşetti…

Kanat çırptı göklere şühedanın ruhları,
Kucak açıp melekler, karşıladı onları…

Resul’ümüz teftişte, her sipere uğradı…
O’nun ardından Hamza, Ömer ve Ali vardı…

Bu ocak Peygamber’in ocağıydı şüphesiz!
Mehmetçik tarih yazdı, altın harfle, emsalsiz!

Unutulmaz bir isim: Cevat (Çobanlı) Paşa,
Adını yazmalıydık, Boğaz’a baştanbaşa…

Esat ve Vehip Paşa, bu cenkte iki kardeş,
Yüzbaşı Hakkı Bey’le, “Nusret” *“Armada”ya eş…

Dünya bir daha gördü, Türk’e kefen biçilmez!
Her Türk seden geçer de, “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!”    

“Şehitler Destanı”nı Âkif Yemen’den yazdı,
Okundukça her satır, gönlümüzden kan sızdı…
  
Ecdadımı tasvire, kelam ve kalem yetmez!
Niyazkâr, VATAN İÇİN GÂZİ VE ŞEHİT BİTMEZ!

____________________________________________________________________________
*Ocean: Çanakkale’de batırılan İngiliz zırhlısı.
*Bouve: Çanakkale’de batırılan Fransız zıhlısı.
*Armada: İngilizlerin “yenilmez” dedikleri donanmalarına verdikleri ad.
*Nusret: Çanakkale Savaşındaki mayın gemimiz.  
16.03.2015

 Köksal CENGİZ(Niyazkâr)

16 Şubat 2015 Pazartesi

“Soruyorum kendi kendime: Acaba şimdi nemsin?
Bazen sinemde “hançer”, bazen gözlerimdeki “nem” sin…
Hiç kimse dolduramaz kalbimdeki eşsiz yerini;
Sen, dünyada yitirdiğim “en kıymetli hazinemsin”…
08.02.2015

Vuslat Hazzı
Her an meçhul bir sona,
Son süratle gidersin…
Müjde mi geldi sana?
Hesapsız gün edersin…

Hırsla eyleme semah…
Dünyaya etme tamah!
Sonu pişmanlık, eyvah!
Bedeli zor ödersin…

Zalimle birlik olma!
Mazlumlardan ah alma!
Asla günaha dalma!
Ömrü boşa adarsın…

Gör âlemi fikreyle!
Var olana şükreyle!
Her an Hakk’ı zikreyle!
“Bir nefes can” kadarsın…

Nefsini eyle kısas…
Gelsin huzur, bitsin yas;
“Sevgide birlik” esas…
Boşuna kin güdersin.

Dolar ömrün vadesi,
Gelir ölüm badesi…
Başlar kul ifadesi…
Suallere ne dersin?

İsyanla deme “yeter!”
Dert vardır dertten beter!
Niyazkâr hüzün biter;
Vuslat hazzı tadarsın…

05.03.2015
Köksal CENGİZ(Niyazkâr)